Yazılamalar

“Çocuklar başlangıçta ana babalarını severler, büyüdükçe yargılarlar ve kimileyin bağışlarlar.” Ana babalar için ne zordur, Oscar Wilde’ın sözlerini kabullenmek. Onlar da çocuktu bir zamanlar, bilirler: Di’li geçmiş zaman, “Ben de çocuktum” cümlesinde en acımsı tadıyla uğuldar. Papatyaydım, kelebektim, kırmızı bir mızıkaydım demektir bu.

Papatya koparılır, kelebek kurutulur, mızıka...

13/07/2011 - 19:20

Adam komşu kabilenin bölgesine girince bir hareketlenme oldu. Şaşırdı düşmanları. Komşu demek, düşman demekti çünkü. Ve düşmanın arasına böyle yapayalnız, böyle savunmasız girilmezdi.

Hemen toplandı komşuları, yani düşmanları. Oklar çekildi. baltalar, sopalar kaldırıldı.

Ama aralarından biri, durdurdu onları. Bu adamın orada ne aradığını merak etti.

- Dostluk ve barış,...

07/07/2011 - 20:57

Ne zaman atları, atlıları düşünsem, Çehov gelir aklıma… Nâzım Hikmet… Melih Cevdet.

Çehov’un öyküsünde, oğlunu yitirmiş İona, “İşte böyle kardeşim kısrak. Kuzma İoniç yok artık. Tanrı, toprağına yıldız yağdırsın. Boşu boşuna öldü gitti işte. Düşün bir kere: Senin bir tayın var, sen onun öz annesisin; bir de bakıyorsun, birdenbire tay ölüveriyor; acımaz mısın?” diye sorar. Nâzım, “...

04/07/2011 - 11:56

Burası Beyazıt Kütüphanesi. Böyle bir yere gelip hiç çalıştın mı? Örneğin bir konuyu, bir olayı incelemek için eski tarihli gazeteleri gözden geçirdiğin oldu mu? Mutlaka yapmalısın. Araştırdığın bir konu yoksa bile gelmelisin, böyle bir yere.

Şu katalogdan bakarak, geçmiş yıllardan bir gazete seçmelisin. Seçtiğin gazetenin gününü, yerini, numarasını not ederek, işte buradaki formu...

01/07/2011 - 00:38

80 sonrasında Reagan ve Thatcher ile başlayan yeni neo-liberal dalga, yeniden devleti küçültmekten bahsediyordu. Buradaki temel hedef; ücretler üzerindeki baskının artırılması, ihracata dönük bir ekonominin benimsenmesi, emek piyasasının dış etkiye açılması üzerinden sınıfın tarihsel kazanımlarının geri alınmasını hedefleyen küresel sermayenin yeni sınıf savaşı atağıydı. Darbe sonrasına...

28/06/2011 - 22:11

Çürüme ve çözülme; günümüz dünyasının, anın karakterinin saptanmasında önemli iki kavram olarak karşımıza çıkıyordu. Özellikle artık nasıl bir dünyanın içinde soluk aldığımız sorusunun yanıtı arandığında; “çözülüş,” 18. yüzyıldan başlayarak Aydınlanma ve özgürleşme mücadelesi ile başlayıp 1917 sosyalist devrimiyle doruğa çıkan insanlık atılımının 20. yüzyılın son on yılında...

15/06/2011 - 13:10

Asaf Güven Aksel’in “Asi’ydi Muhtaç Oldu” başlıklı bir yazısı vardı.* Aksel, o yazıda Müslüm Gürses’li banka reklamını işaret ediyor, “İtirazım var” nakaratlı şarkının, “İhtiyacım var”a nasıl dönüştüğünden yola çıkıp, halimizin nice olduğunu sorguluyordu. Bir reklamın sunduğu üründen başka, nereli gözler önüne serdiğinin kanıtıydı bu yazı ve onu hatırlamama sebep yine bir reklam filmi oldu....

10/06/2011 - 12:58

Bu yazıyı, 31 Mayıs’ta Hopa’da polisin saldırısı sonucu
yaşamını yitiren ÖDP üyesi Metin Lokumcu’ya adıyorum.

Her sanat üreticisi/ürünü, dış gerçeklikten belli bir tarzda, daha doğrusu kendi tarzı doğrultusunda belli bir seçim yapar ve o seçimiyle beraber dış gerçekliğin bir parçasını yakalayıp onu, kendi estetiği içinde yoğurarak bize sunar. Sanat üreticisi/ürünü...

09/06/2011 - 10:36

Baran’dan Metin’e Uzanan Eşkıyalık
Polis Devletinin Terörüyle Katledilen, “Son Eşkıya” Metin Lokumcu Anısına…

Yavuz Turgul’un 1996 yılında çektiği Eşkıya, 35 yıl sonra hapisten çıkan doğulu bir eşkıyanın, ona ihanet eden eski dostunun ve âşık olduğu kadının peşinden İstanbul’a uzanan hikâyesini anlatmaktadır. Amerikan filmlerine alışmış Türk izleyiciye,...

07/06/2011 - 09:56

İstanbul’dan kalkan bu otobüsün 7 numaralı koltuğunu senin için ayırdım. Hadi gel, Selanik’e gidelim.

***

İpsala sınır kapısına yaklaştıkça, Yunanistan’la ilgili bildiklerini, duyduklarını kendine tekrarlıyorsun. Bitki örtüsü, iklim, insan davranışları, müzik, yemekler… Birçok konuda tanıdık bir ülkeye gitmekte olduğuna eminsin.

“Oradaki sıcakkanlı ve konuksever insanların...

03/06/2011 - 15:08